Blog

  • Türk Futbolunun İlk Yılları

    Türk Futbolunun İlk Yılları

        Türkiye’de modern futbol 19.yüzyıl sonlarında oynanmaya başlandı.Dönemin farklı görüşleri sebebiyle futbol halkın ve çoğu kesimin gözünde İslam ile bağdaştırılamadığından dolayı Türkiye futbolunun öncüleri Müslüman olmayan azınlıklardandı.

    Türk topraklarında yaşayan Rumlar, Ermeniler, İngilizler, İtalyanlar gibi azınlık halklar kendi aralarında popülerleştirerek kendi kurdukları takım ve kulüplerle birlikte futbolu oynamaya başladılar.

    Dünyada İlk Başarı

        1875 yıllarında Selanik’te,1877 yıllarında İzmir’de futbol azınlıkların oynadığı ve Müslümanların seyrettiği bir spor olarak  dikkatleri üzerine çekiyordu.

    İzmir’de 1894 yılında kurulan Football Club Smyrna kulübü,1906 yılında düzenlenen Ara Olimpiyatlarına katıldı ve Danimarkalıların ardından ikinci sırada yer aldı.

    Cumhuriyet İle Birlikte Futbol

         Cumhuriyet dönemi Türk futbolunun yurt içerisinde örgütlenerek kulüp sayılarının beklenenin üstüne çıktığı bir dönem olarak akıllara kazındı.1923’te Cumhuriyet’in ilanı sonrası kurulan Türkiye Futbol Federasyonu yaptığı başvuru sonrasında 21 Mayıs 1923’te FIFA üyeliğine giriş yaptı.

    Milli takım ise ilk maçını 26 Ekim 1923’te Romanya futbol takımıyla İstanbul’da oynadı.Ardından 1924 yılında futbolun daha geniş kitlelere yayılmak istendiği için Türkiye Futbol Şampiyonası adı altında ülke çapında bir futbol turnuvası düzenlendi.1954’te kurulan UEFA 1962’de Türkiye’yi üyeliğe kabul etti.

    Futbolun Profesyonelleşmesi

        1951 yılında Türkiye’de oynanmakta olan futbolun profesyonelleşmesi ülke genelinde futbolun ayrıca bir meslek dalına dönüşmesini sağladı.Bugün Spor Toto Süper Lig olarak bilinen ligin ilk hali Milli Küme adı altında toplandı.1937’de adi Maarif Müfakatı,1944’ten itibaren Milli Eğitim Kupası olarak kayıtlara geçen lig 1959’da Milli Lig adıyla son değişiklik yapıldı.

    Türkiye Süper Lig’inde Şampiyonluk Sayıları

    Galatasaray:22,Fenerbahçe:,Beşiktaş:16,Trabzonspor:7

    Türkiye Futbolunun En Önemli Başarıları

      1991 Akdeniz Oyunları’nda finale çıkan genç futbolcular Türk futbol tarihinin seyrini değiştirdiler.Bunun ardından 1992 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde sonuncu,1994 FIFA Dünya Kupası elemelerinde 5.torbada olan A milli futbol takımı,1991 Akdeniz Oyunları’nda başarı gösteren kadrosu ile birinci torbaya kadar yükseldi.

    Akdeniz Oyunları finalinde Türkiye Ümit Milli Futbol takımı sonraki yıllarda 2006 FIFA Dünya Kupası’nı kaldıracak olan İtalya’ya yenildi.Ardından hız kesmeden devam eden milli takım, Fatih Terim önderliğinde Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde İsviçre ve İsveç’i 2-1’lik skorlarla yendi. Ve 1996 İngiltere’de düzenlenen Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. Hırvatistan,Portekiz,Danimarka ile aynı grupta yer alan milliler Hırvatistan’a 1-0,Portekiz’e 1-0,Danimarka’ya 3-0 mağlup olarak turnuvaya veda etti.

    1998 FIFA Dünya Kupası Elemeleri’nde Milli Takım

       1998 FIFA Dünya Kupası Elemeleri’nde grupta Hollanda ve Belçika’dan sonra üçüncü olan milli takım turnuvaya gitmeye hak kazanamadı.Euro 2000 elemelerinde ise Mustafa Denizli’nin önderliğinde Play-off’larda İrlanda’yı 1-0 ve 0-0’lık skorlarla eleyen millilerimiz,2000 Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı.Milli takım grubundaki son maçında ev sahibi Belçika’yı Hakan Şükür’ün attığı 2 golle yenerek tarihinde ilk defa çeyrek finale katılmaya hak kazandı.Ancak Portekiz’e 2-0 kaybeden milli takım turnuvaya veda etti.

    2002 FIFA Dünya Kupası’nda Üçüncüyüz  

        Tarihindeki en büyük başarısına ulaşan A milli futbol takımı üçüncülük maçında Güney Kore’yi 3-2 mağlup ederek turnuva üçüncüsü olmuş ve tarihi bir başarıya imza atmıştı

  • Tarihe Geçmiş Unutulmaz Türk Hakemleri

    Tarihe Geçmiş Unutulmaz Türk Hakemleri

    Ülkemizde futbol şüphesiz en popüler spor dalıdır. Tüm yayın organlarında, iş yerlerinde, misafirliklerde, kahvehanelerde hatta doktorlarca ameliyattayken bile futbol konuşulur. İşte bu nedenle ülkemizde futbol hem çok popülerdir hem de çok zordur. Hele futbolun içinde bir kurum vardır ki işte o kurumun bireyleri için iş hiç kolay değildir. Yani Türk hakemleri için…

     Doğru karar verse eleştirilir, vermezse eleştirilir, gol olur eleştirilir, penaltı olur eleştirilir, kart gösterir eleştirilir, yani her türlü eleştirilir.  Hele öyle bir güruh vardır ki hakemleri hep günah keçisi ilan ederler. Kendi başarısızlıklarını hakemlere yükleyerek muaf olurlar. Bu yüzden hakemlik biraz cevval olmayı gerektirir. Ülkemiz topraklarında geçmişten günümüze çok renkli, sert, otoriter ve kararlı hakemler yetişmiştir.

    Türk Hakemliğinin Tarihi

    Türk hakemliğinin tarihi oldukça eskiye dayanır. Raşit Aydınoğlu, Nasuhi Esat Baydar, Ali Sami Yen, Fuat Hüsnü Kayacan, Refik Osman Top, Yusuf Ziya Öniş ve Hikmet Barlan gibi isimler, tarihe geçen ilk Türk hakemlerimizdendir.  Bu isimlerden Fuat Hüsnü Kayacan’ın ilginç bir özelliği bulunur. Kayacan hem ilk Türk futbolcusu hem de ilk Türk futbol hakemi olarak tarihteki yerini almıştır.

    İlk Türk hakemlerimizden olan ve isimleri daha sonra spor salonlarına, stadyumlara ismi verilen Ali Sami Yen, Burhan Felek ve Yusuf Ziya Öniş ülkemizin futbol geçmişinde iz bırakmış efsane hakemlerimizdendir.

    Ülkede hakem lisansları ilk olarak 1940 yılında verilmiştir. Bu çerçevede Şazi Tezcan ilk bölgesel ruhsatını aldı. Nuri Bosut ilk milli futbol hakemi seçildi.

    FIFA’yı ilk koklayan hakem Sulhi Garan olurken, Doğan Babacan bir Dünya Kupası maçında görev yapan ilk Türk hakem oldu. Bununla birlikte FIFA’dan lisans alan ilk Türk kadın hakemimiz ise Lale Orta oldu.

    Türkiye’de İlk Hakemlerin Kıyafetleri

    Hakem, yani Hakim… Futbolun hakimi ilk Türk hakemlerimizin kıyafeti de tıpkı eski hakimlerimizi andırırcasına pantolon, gömlek, kravat ve ceketten ibaretti. Öyle ki canım hakemlerimiz yaz aylarındaki sıcak havalarda ceketlerini çıkarıp, gömleklerinin kollarını sıyırarak ve kravatlarını da gevşeterek maçları yönetirlerdi.  Soğuk ve yağışlı havalarda ise bir elde şemsiye, bir elde düdük, sırtlarında palto ve paçalarını yağmurdan korumak için sıyırarak maç yönetirdi hakemlerimiz.

    Hakemlerimizin bu denli şık bir görünüş içerisinde maçlarını yönetmelerinin temel nedeni gerek saha içindeki sporculara karşı, gerekse de tribünlerdeki ve ekran başındaki taraftarlara karşı bir saygı timsaliydi.

    Zamanla giderek daha normal bir hal aldı hakemlerimizin kıyafeti. Daha modern, daha rahat ve hareket kabiliyetlerini mümkün mertebe kısıtlamayı engelleyen şekilde kıyafetlere sahip oldular. Günümüzde de tıpkı futbolcularımız gibi krampon, tekmelik, konç, şort ve forma ile sahalarda yerlerini aldılar. Tek farkları giydikleri kıyafetlerde futbolculardan ve kalecilerden farklı bir renk tercih etmek oldu.

  • Hello world!

    Welcome to WordPress. This is your first post. Edit or delete it, then start writing!